7 Ocak 2016 Perşembe

Belediyemiz bina sahiplerine ekstra yük getiriyor diye Yapı Kullanım İzin Belgesi verilmesi aşamasında Enerji Kimlik Belgesi istemiyor. Böyle bir keyfi uygulama olabilir mi?

  Binalarda Enerji Performansı (BEP) Yönetmeliğinin 25. maddesinin dördüncü fıkrasında:
  “Enerji Kimlik Belgesi, Enerji Kimlik Belgesi vermeye yetkili kuruluş tarafından hazırlanır. Bu belge, yeni binalar için yapı kullanma izin belgesi alınması aşamasında ilgili idarelere sunulur. Enerji Kimlik Belgesi düzenlenmeyen binalara ilgili idarelerce yapı kullanma izin belgesi verilmez. Enerji Kimlik Belgesinde yer alan bilgilerden ve bu bilgilerin doğruluğundan Enerji Kimlik Belgesi düzenlemeye yetkili kuruluş sorumludur.” denmektedir.
  Belediyelerin Yapı Kullanma İzin Belgesi verilmesi aşamasında Enerji Kimlik Belgesini talep etmemesi gibi bir keyfi uygulama sergilemesi doğru değildir.

Enerji Kimlik Belgesi (EKB) yeni düzenleme öncesinde yapı ruhsatı aşamasında isteniyordu. Yeni düzenleme ile bu Yapı Kullanım İzin Belgesi verilmesi aşamasına ötelendi. Projeci olarak ben bu belgeyi bina tasarımı ve inşaatı bittikten sonra hazırlarsam ve enerji sınıfı C değerinin altında çıkarsa ne olacak?

  Esas olarak bu belgenin erken safhada yani yapı ruhsatı aşamasında hazırlanması daha uygun bir yaklaşımdı. Ancak bu belgeyi üreten web tabanlı BEP-TR programın henüz yeni olması ve işletiminde bazı aksaklıkların yaşanması işlerin işleyişini hızlandırmak adına böyle bir uygulamayı gerekli kılmıştır.
  Yürürlükte olan yönetmelik ve standartlara uygun olarak projelendirilen hiçbir binanın Enerji Kimlik Belgesi bugüne kadar C sınıfından daha düşük bir enerji performansına sahip olarak çıkmamıştır.
  Yine de BEP-TR’nin gün geçtikçe daha etkin bir şekilde çalışmasıyla mevzuatta önceki duruma dönüş yakın bir gelecekte mümkün olabilecektir.

Binamızın enerji performansını artırmak için T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca gerçekleştirilen hibe, teşvik, düşük faizli kredi vb. uygulamaları var mıdır?

T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bu yönde gerçekleştirilen iktisadi bir eylem bulunmamaktadır.

Küresel Isınma Nedir?

  Küresel ısınma, genel itibariyle, iklim değişimlerinin bir parçası olarak traposferde görülen doğal ve/veya insan kaynaklı (antropojenik) etkilerle atmosfere verilen gazların sera etkisi yaratması sonucunda ortaya çıkan sıcaklık artışıdır.
  Dünya, üzerine düşen güneş ışınlarından çok, dünyadan yansıyan güneş ışınlarıyla ısınır. Bu yansıyan ışınlar başta karbondioksit, metan ve su buharı olmak üzere atmosferde bulunan gazlar tarafından tutulur, böylece dünya ısınır. Işınların bu gazlar tarafından tutulmasına sera etkisi denir. Atmosferde bu gazların miktarının artması Yerküre’de ısınmayı artırır.
  Antropojenik kaynaklı sera gazlarının atmosferde giderek artan birikimleri sonucu küresel ısınmanın son iki yüzyıl içinde çok daha belirgin bir şekilde ortaya çıkması, küresel ısınmayı insan kaynaklı etkilere vurgu yapan bir tanım haline getirmiştir. Günümüz iklim terminolojisinde küresel ısınma, insan tarafından salınan sera gazlarının atmosferde ısıyı daha etkin bir şekilde tutarak atmosfer ve okyanusların ortalama sıcaklığındaki yarattığı artış için kullanılan bir terimdir.
  Küresel ortalama sıcaklık 1860-2000 yılları arasında yaklaşık 0.5-0.7°C artmıştır. 1910-1945 arasındaki hızlı bir ısınma eğilimini 1945-1970 döneminde bir soğuma eğilimi izlemiş ve daha sonra yeni bir ısınma dönemi başlamıştır. Ancak sıcaklık artışı giderek hızlanarak son 50 yıllık dönemde 0.128 ± 0.026 °C/10yıl, son 25 yıllık dönemde ise 0.177± 0.051 °C/10yıl olarak gerçekleşmiştir.
Küresel Isınmada Karbondioksit Gazının Önemi?
  Dünya’da başlıca sera etkisine neden olan gazlar su buharı, karbon dioksit, metan ve ozondur. Küresel ısınma potansiyeli ve atmosferde kalma süresi göz önüne alındığında karbondioksit seviyesi küresel ısınmaya en çok etki etmektedir. Bu sebeple karbondioksit gazı küresel ısınma açısından önemlidir.
  Karbondioksit (CO2) seviyesi 100.000 yıllık periyotlarda 180 ile 300 ppm değerinin altında artıp azalmaktayken ilk defa 1950 den sonra 300 ppm değerinin üzerine çıkmıştır. Günümüzde (2010 yılında) karbondioksit seviyesi 390 ppm’e ulaşmış ve sürekli artmaktadır.
Küresel ısınmanın etkileri nelerdir?
Şubat 2007 tarihli Birleşmiş Milletler raporunda küresel sıcaklık artışının olası etkileri aşağıdaki biçimde özetlenmektedir:
  • Senaryo 1: +20C: Su sıkıntısı başlayacak:
    Kuzey Amerika’da kum fırtınaları tarımı yok edecek. Deniz seviyeleri yükselecek. Peru’da 10 milyon kişi su sıkıntısı çekecek. Mercan kayalıkları yok olacak. Gezegendeki canlı türlerinin yüzde 30’u yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.
  • Senaryo 2: +50C: Denizler 5 metre yükselecek:
    Deniz seviyesi ortalaması 70 metre olacak. Dünyanın yiyecek stokları tükenecek.
  • Senaryo 3: + 6 derece: Göçler başlayacak:
    Yüz milyonlarca insan uygun iklim koşullarında yaşamak umuduyla göç yollarına düşecek.

İklim Değişikliği ile Binalar Arasındaki İlişki Nedir?

  Enerji kaynaklarının en önemlisini oluşturan ve sera gazlarının kaynağı olan petrol, doğalgaz, kömür gibi fosil yakıtların hızla tükenmekte oluşu ve bu kaynakların yol açtığı çevresel sorunlar; enerji verimliliğini dolayısıyla da enerji yoğunluğu kavramını gündeme getirmiştir.
  İklim Değişikliğinin en önemli nedeni insan kaynaklı sera gazı salımlarıdır. Sözleşme ve Protokol’de tarafların iklim değişikliği nedenlerini önceden tahmin etmek, önlemek veya en aza indirmek ve zararlı etkilerini azaltmak için önleyici önlemler almaları ile ilgili hükümler bulunmaktadır.
  Enerji tüketiminde ve sera gazı salımında ilk sıralarda yer alan binalar iklim müzakerelerinde enerji ana başlığı altında yeralmaktadır. Birincil enerji kaynaklarından elde edilen enerjinin %30-40 binalarda kullanılmaktadır. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli, iklim değişikliği konusunda bina sektörünü en çok enerji verimliliği potansiyeli olan sektör olarak belirlemiştir. Türkiye’de de enerjinin yaklaşık %30’u, toplam elektrik tüketiminin ise yaklaşık %43’ü binalarda kullanılmaktadır. Binalar, enerji tüketiminde sanayi sektöründen sonra ikinci sırada yer almaktadır. Dolayısıyla, binalarda enerjinin verimli kullanılmasına yönelik çalışmalar, enerji kaynaklarının etkin kullanımı açısından önemlidir.
  Avrupa Birliği de Sözleşme ve Kyoto Protokolü sorumluluğu kapsamında iklim değişikliği politikalarında bina sektörüne önem vermekte ve binaların enerji etkinliğinin iyileştirilmesi konusunda 2003’de yürürlüğe giren 2002/91/EC sayılı “Binaların Enerji Performansı Direktifi”’ni üye ülkelerin ulusal anlamda uygulamasını istemektedir.
  Ülkemizde maliyetlerinin ekonomi üzerindeki yükünün hafifletilmesi ve çevrenin korunması için enerji kaynaklarının ve enerjinin kullanımında verimliliğin artırılması amacıyla 5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu” 02.05.2007 tarihinde yürürlülüğe girmiştir. Bu kanunun yürürlüğe girmesi ile Türkiye’de enerji verimliliğine gösterilen önem daha da belirginleşmiştir. Kanun çeşitli kurumlara enerji verimliliği alanında ikincil mevzuat hazırlama görevi ve uygulamanın yürütülmesi yetki ve sorumluluğu verilmiştir.
Bu kapsamda T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da yetki alanında bulunan binalarla ilgili;
  • Binaların birincil enerji ve karbondioksit (CO2) emisyonu açısından sınıflandırılmasını, sera gazı emisyonlarının sınırlandırılmasını ve çevrenin korunmasını düzenlemeyi amaçlayan “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği” (05.12.2008 tarih ve 27075 sayılı RG)
  • Merkezi ısıtma sistemlerine sahip binalarda ısınma giderlerinin, kullanıcıların kullanım miktarlarına göre paylaştırılmasını sağlayan, binalarda enerji verimliğinin arttırılmasına ve yakıt tüketimlerinin azaltılmasını amaçlayan “Merkezi Isıtma ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmelik” (14.04.2008 tarih ve 26847 sayılı RG)
hazırlamıştı

EKB Nasıl Alınır?

Enerji kimlik belgesi düzenlemek üzere yetki belgesi almış olan ve meslek odalarından alınmış SMM belgesine sahip mühendisler veya mimarlar ya da bünyesinde bu vasıflara haiz mühendis veya mimar bulunduran tüzel kişiler yeni yapılacak olan binalara Enerji Kimlik Belgesi (EKB) vermeye Yetkili Kuruluş sayılır.
Bünyesinde EKB Uzmanı mühendis veya mimar bulunduran Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü tarafından yetkilendirilmiş Enerji Verimlilik Danışmanlık (EVD) Şirketleri, mevcut binalara Enerji Kimlik Belgesi (EKB) vermeye Yetkili Kuruluş sayılır.
MegaMerkez, EKB Uzmanları ve SMM belgesine sahip mühendisler vasıtasıyla  yeni binalar için Enerji Kimlik Belgesi (EKB) düzenleme hizmetleri sunmaktadır.

EKB Almak İstiyorum



MegaMerkez, yeni yapılan binalar için uygun fiyata Enerji Kimlik Belgenizi hazırlamaktadır. İletişim ve ayrıntılı bilgi için;

Ekb Formu: http://www.megamerkez.com.tr/index.php/enerji-kimlik-belgesi/ekb-almak-istiyorum

Email Adresi: megamerkez@gmail.com